Gündem
Yardibi Mevkisinden bir anı..
09.11.2017 11:04
Yeni kesilmiş otların üzerinden yürürken yeni doğmuş güneşin kendisini ısıtması hoşuna gitmişti. Güz gelmiş yeşillikler ve ağaçlar gücünü yitirmişti artık daha bir başkaydılar. Kurak geçen mevsim nedeniyle hiç bir üründen yeterince verim alınamamıştı. Düşünceliydi ot az olmuştu kışın zorluk çekecekti. Şimdi miyorları toplamıştı. Miyoru seviyordu tapul dökmek, horum etmek ve bağlamak olayı yoktu. Güz mevsiminin en çok sevdiği yanı ise etkisiz güneş altında oturmaktı. Sanki ısınan kemikleri kış için dayanıklı hale geliyordu. Biraz dinlendikten sonra yerinden kalktı kış için söğütlerinden birini kesmek için seçeçekti. Çayırı Yardibindeydi, yardibi verimli çayırların olduğu bir mevkiydi. Yardibi denmesinin sebebi çayırların ve tarlaların hemen arkasında büyükçe bir "yar" vardı ve arkası tepelikti. Arasıra toprak akıp hardı kapatsada rahat bir şekilde açılabiliyordu. Söğütağaçları en az kırk yıllıktı rahmetli babası gençliğinde dikmişti şimdi her yıl birini kesip yakıyordu. Ağacı tutuşturucu olarak kullanıyordu asıl yaktıkları tezek ve kermeydi. Sobası yeniydi bir yıl önce tenekecide özel yaptırmıştı. Kocaman fırını vardı ve iyi yanıyordu. Soba önemliydi çünkü kış uzun ve soğuk geçiyordu. Zaten kış ev, kom ve cami arasında geçiyordu. Eş dost sohbeti ona yetiyordu. Eşi ve üç çocuğu ile kendi halinde yaşayıp gidiyordu. Komu evine yakındı böylece sabah namazından hemen sonra koma gidip malları kayırıp eşi kahvaltı hazırladıktan sonra geliyordu.
Söğüt ağaçlarından en kabasını belirledi eliyle şöyle bir vurdu içi çörümemişti sağlam ağaçtı. Gidip baltasını aldı ağacın yanına geldi ve baltayla koca gövdeli söğüt ağacına vurmaya başladı düşürüp sonrasında el hızarıyla küçültecekti. El hızarı için iki kişi lazımdı o zaman en iyi arkadaşı ve komşusunu çağıracaktı. Ağaca baltayla her vurduğunda bir yonga koparıyordu. Genç ve sağlıklıydı bu yüzden çalışmak ona zor gelmiyordu. Gökyüzünde karga çoktu siyah ve büyük kargalar çayırın her tarafını kaplamıştı. Bu sene gibi hiç karga olmuyordu bu yıl çoktu. Belki diye düşündü onlar için bu mevsim göç mevsimidir. Sonra kendi kendine "kargalara kalan dünya" yalan dünya. Kimseye kalmadın kestiği ağacı diken babasını düşündü "bu ağacı dikerken ne düşündü" diye aklından geçirdi. Kendiside her kestiği ağacın belki on katını dikiyordu. Çünkü inancına göre ağaçlar rüzgar da sallandıkça dua ederdi. Bu yüzden yaşadığı bu memlekette ağaç dikmek ibadet olarak kabul görürdü. Çok farklı ağaç yoktu ancak söğüt ve kavak çoktu. Ağaca baltayı vuruken bir yandanda onun çayırın boş alanına düşmesi için hesap yapıyordu.
  • 11:48

    Narman'da Afrin Mitingi Düzenlendi

  • 09:40

    Narman'da 20 Bayan Girişimciye Süt Makinası Hediye Edildi.

  • 22:17

    Narman Peri Bacaları

  • 22:14

    Soğuk Süt Üretimi ve Toplama Organizasyonu

  • 22:07

    Ahırların Şehir Dışına Çıkarılması

  • 20:32

    Narman Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanını Seçti

  • 01:51

    Bayan çiftçilere hijyenik süt eğitimi verildi.

  • 12:21

    NarmanSpor Bayan Buz Hokeyi Takımımız Şampiyonluğa Oynuyor

  • 19:08

    Narman'da Hayvan Hastalıklarıyla İlgili Mücadele Başlatıldı

  • 17:03

    Narman'da İlkokul Kademesindeki Öğrencilere Sıra Minderi Dikildi