Gündem
Narman Yaylası'ndan bir anı...
09.11.2017 10:54
Yine bir yayla mevsimi ve biz traktör römorkumun üstündeyiz zaten eşyalar o kadar fazla değil. Eşyalar ön tarafa yığılmıştı, annem ben ve kundaktaki kardeşim arka tarafta altımızda cecim oturuyorduk. Yanımızda yirmi günlük birde buzağımız vardı. Yayla evimizin ağıl dediğimiz çevirmesi vardı, bu çevirmenin üst tarafında bizim kalacağımız tek odalı bir ona ve yanında ineklerimiz ve danalarımız için tek göz bir kom vardı. Yaylanın sevdiğim yanları özgürlüktü. Sabahtan akşama kadar sağa sola koşarsınız çünkü o yaştaki çocukların bir kaç küçük işi dışında pek işi olmazdı. Danaları, kuzuları ve öğlende koyunları sürüye katardınız günün diğer zamanları oyun zamanıydı. Oyun oynarken katı süratle şehitlik dediğimiz alanlara girmezdik. O yerler sahipliydi hatta gece abdest alan ak sakallıların göründüğü söylenirdi. Onlara rahatsızlık vermek çok büyük günahtı. Günler böyle giderken kuzu çobanı Hüseyin abi bir gün bana;
-çoban arkadaşım gitti, tek zor oluyor gelir bana yardım edersen sana bir hafta için elli kuruş veririm dedi.
Elli kuruş iyi paraydı onunlan yayla bakkalı Naime abladan üç-dört kez bisküvi alabilirdim.
Sonra Hüseyin abi;
-Gülhanım Abla’ya da söylerim dedi.
Annemde izin verince kuzu çobanın yardımcısı olarak ertesi günü işe başladım. Kendimi artık önemli bir konumda görüyordum. Oyun oynamıyor iş yapıyordum.
Hüseyin abi kısa boylu olmasına rağmen, palaya yakın bıyıkları ile heybetli gözüküyordu. Sırtına attığı paltosu ve kalın çalı değeneği vardı. Benim elimde bulabildiğim en kalın çubuk vardı.
İlk gün evden götürdüğüm ekmekleri yedim. Hüseyin abi
-böyle olmaz et yemeliyiz dedi
Ertesi günü bir kuzu kesti. Güzel bir kaması ve bıcağı vardı. Kuzuları şimdi gölet olan kırkgözelerin alt tarafına götürmüştük. Sonra ben tezek topladım ve bir gevenin üstüne kaladık geveni yakınca güzel bir köz elde ettik orada pişirdiğimiz etleri güzelce yedik. Kuzunun gerisini naylonlara sarıp suyun yanlarındaki çimlerin altına koyduk. Bir kaç gün bu şekilde devam etti. O genelde oturuken ben yardımcı personel olarak kuzuları döndürüyordum anlayacağınız koşturma işleri benimdi. Olsun zevk alıyordum. Son iki günde Hüseyin Abi kamasıyla küçük akar suda balık yakalamaya karar vermişti. Elini çimlerin arasına sokuyor bazen kamaya kakarak bazende eliyle alabalık tutuyordu. Çok fazla değil iki veya üç balık bize yetiyordu. Onlarda gevenin üzerinde közlüyorduk. Ancak sona doğru bana çoban yardımcılığı işi zor gelmeye başlamıştı. Gitmekte zorlanıyordum neyseki son gün akşamı gelmişti. Hüseyin Abi cebinden demir bir para çıkardı elli kuruştu bu, üzerinde saçları güzel taranmış bir kız resmi vardı. Kendi kazandığım bu para değerliydi. Nasıl harcayacaktım yada başkasına vereceğim bilemiyordum.
İlk defa çalışıp para kazanmıştım. Hüseyin Abi yıllarca çobanlık yaptı annesi bizim akrabaydı. Ancak genç yaşta kaybettik. Yaşam ilk nefes ve son nefes arası kısa bir mesafedir. Çabuk geçer geri bıraktığınız dedikleri gibi sadece bir hoş sadadır. Anılarınız sizle kalır. Küçük yaşta anı yaşarsınız büyüdüğünüzde anıları yaşarsınız.
  • 11:48

    Narman'da Afrin Mitingi Düzenlendi

  • 09:40

    Narman'da 20 Bayan Girişimciye Süt Makinası Hediye Edildi.

  • 22:17

    Narman Peri Bacaları

  • 22:14

    Soğuk Süt Üretimi ve Toplama Organizasyonu

  • 22:07

    Ahırların Şehir Dışına Çıkarılması

  • 20:32

    Narman Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanını Seçti

  • 01:51

    Bayan çiftçilere hijyenik süt eğitimi verildi.

  • 12:21

    NarmanSpor Bayan Buz Hokeyi Takımımız Şampiyonluğa Oynuyor

  • 19:08

    Narman'da Hayvan Hastalıklarıyla İlgili Mücadele Başlatıldı

  • 17:03

    Narman'da İlkokul Kademesindeki Öğrencilere Sıra Minderi Dikildi