Gündem
Her Yaşam İçinde Zorlu Bir Hikaye Barındırır.
07.10.2017 20:53
Öğle namazını kıldıktan sonra beyaz oyalı yazmasını düzeltip eline atkısını alıp kızına seslendi
-Kızım ben mallara alaf vermeye gidiyorum, ordanda gap Perihan'da ona sütü verip geleceyim dedi
Havluyu geçtikten sonra çevirmeden çıkmadan başına atkısını örtüp eline kerti ekmeklerin bulunduğu kovayı aldı. Evin çevirmesi küçüktü içinde bir tane akasya ağacı vardı. Evden direk yola çıkılmıyordı çevirme evin ön koruyucusu gibiydi. Çevirmenin kapısı tahtalardan çakılmış öylesine bir kapıydı. Gülperi o kapıyı açtı elinde kova olduğu halde dışarı çıktı. Hemen karşıda mahallenin pungarı vardı. Bu vakit mahallede erkekler fazla olmadığından kadınlar pungarın başında suyla olan işlerini yapıyordular. Kimsenin evinde henüz su yoktu. Su ihtiyacı çeşmelerde taşınan suyla giderilirdi. Su kovalarla taşınır iki kovayı omuzda götürmek için ise "heren" kullanılırdı.
Yan komşusu Hümeyra seslendi
-Gülhanım abla mallara alaf vermek için erken değil mi dedi
Gülperi'ye arkadaşları Gülhanım diye hitap ederdi.
Hümeyra'nın yanında kaynanası Hatçe ablada vardı. O yaşlanmış ve işlere pek karışmadığından çevirmenin orada oturmaya daha çok vakti oluyordu.
-Biraz çala doğrayacağım onun için erken gidiyorum dedi
Gülhanım yola devam etti. Altı çocuğu vardı üç kız üç erkekti.
Ancak daha otuzlu yaşların sonundaydı.
Bu kadar genç yaşta altı çocuk bakmıştı. Halende çalışıyordu. Komlar gedük denen bölgedeydi yürüyerek oraya vardı. Güz zamanı tarladaki mısır çalaları getirilir ve bitene kadar onlarda hayvanlara verilirdi. Çalalardan epeyce kucaklayıp tayanın yanındaki odun kütüğüne getirdi. Eliyle atkısını sırtına attı. Nacakla çalaları doğramaya başladı tamamını doğrayınca sepete doldurdu. Sepeti ipindan tutarak omuzuna aldı ve komun kapısından içeri girip onları ahurlara koydu. Bakımlarını yaptıktan sonra kovaya sağmaya başladı. Sütü sağıp ortak gap yaptıkları yere götürdü orda litrelik kaplarla ölçüp bir ağaca kert vurdular. Litrelik kaplarını zeytinyağı kutularından yapmıştılar. Sonra gap etmek için gelen üç beş kadın bu süt damında dertleştiler. O sırada sütler süt makinasında vurulmaya başlardı. Konular genelde aynıydı. İneklerin sütlerinin azaldığından, evlenenlerden, gurbettekilerden, kaynanasından ayrılan gelinlerden ve devir değiştikçe insanların değiştiğinden bahsederdiler. Burası kendileri için bir çeşit sosyalleşme yeriydi.
Gülperi eve dönerken şöyle bir düşündü ne kadar zorlu bir yaşamdan geldiğini. Annesini hatırlamıyordu bile, iki yaşında ölmüştü. Zor hayattı gerisi onaltı yaşında ise köyünden tavsiyeyle hiç yüzünü görmediği birisiyle evlendirilip, ilçeye gelmişti.
Bunları düşünerek ikindi namazına zor yetişecek şekilde eve gelmişti.
Her yaşam içinde hikaye barındırır ve hepside zorlu geçmiştir
  • 11:48

    Narman'da Afrin Mitingi Düzenlendi

  • 09:40

    Narman'da 20 Bayan Girişimciye Süt Makinası Hediye Edildi.

  • 22:17

    Narman Peri Bacaları

  • 22:14

    Soğuk Süt Üretimi ve Toplama Organizasyonu

  • 22:07

    Ahırların Şehir Dışına Çıkarılması

  • 20:32

    Narman Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanını Seçti

  • 01:51

    Bayan çiftçilere hijyenik süt eğitimi verildi.

  • 12:21

    NarmanSpor Bayan Buz Hokeyi Takımımız Şampiyonluğa Oynuyor

  • 19:08

    Narman'da Hayvan Hastalıklarıyla İlgili Mücadele Başlatıldı

  • 17:03

    Narman'da İlkokul Kademesindeki Öğrencilere Sıra Minderi Dikildi