Gündem
Ehmet
30.12.2017 16:06
Kahvede çayını yudumlarken düşünceliydi. Yanında insanlar konuşuyordu ancak onları duymuyordu. Çünkü düşünmesi gereken önemli şeyler vardı. Sonra cebinden tütün tabakasını çıkardı sigara sararken bile fazla tütün koymamaya çalışıyordu. Yanındaki arkaşı Kadir;
-ele değilmi ehmet dedi
Aslında “seni dinlemiyordum” diyemedi.
Ahmet kendi sorunlarını düşünüyordu. Keske şu cılgardaki tarla bu yıl biraz daha yüzünü güldürseydi. Aslında cilharın altı sulu çoç bir tarlaydı. Bu yüzden kamış basıyordu hem megeli zordu hemde kartollar sulu toprakta cürüyordu. Çok da kül dökmüştü ama yinede iyi sonuç alamamıştı. Yirmi çuval kartol beklerken sadece yedi çuval olmuştu. Şimdi kışın ortasında kartol kuyuda kalmamıştı. Artık tohum için ayırdığı altı yarımıda yiyecektiler baharın bakardılar. Geçim derdi her zaman insanı meşgul ederdi. Şimdi Ahmet’in derdi bahara ailesini ve hayvanlarını sağlıklı bir şekilde bahara çıkarmaktı. Her şeyden tasarruf etme yoluna gidiyordular. Eşi ve üç küçük çocuğu vardı. Onların sorumluluğu üzerindeydi. Ahmet’in babası küçükken ölmüştü annesi ise askere giderken kendisini uğurlamıştı döndüğünde ise kosa bir zamanda onu da kaybetmişti. En büyük çaresizlik elden hiç bir şey gelmemesidir. Dara düşerse gideceği kimse yoktu. Bu yüzden hayatında her zaman diken üstünde duruyordu. Üç ineği vardı. Bunlardan birisi danasını düşük yapmıştı. Yinede bir zaman süt sağabilirdi. Diğer ikisinin danası iyiydi. Güzün anbarını yeterince unlan doldurmuştu ama yinede dikkatli olmalıydılar. Kış olmasa arada yevmiye gidecek işi oluyordu. Elinden ger iş gelirdi ama burda herkes kendi işini yapıyordu çok az böyle parayla çalışacağı gündelik iş olurdu. Kahvecinin;
-tezeleyim mi? Ehmet abi.
Demesiyle kendine geldi.
-doldur bi tene açık olsun dedi
Burda yapacak çok şey yoktu. Sabah malları kayırdıktan sonra kahveye gelir ve dostlarıyla buluşurdu. Her zaman aynı kahveye gelir aynı masa da aynı arkadaşlarıylan buluşurdu. Sohbet konusu üç beş konuydu ondan daha fazla dünyaları yoktu. Aynı şeyleri aynı kişilerle defalarca konuşurdular. Yinede zaman hızlı geçerdi. Çayını içtikten sonra
-ben gidirem dedi ve kalktı. Çay parasını o gün o masaya ilk gelen öderdi. İlk masaya o geldiğinden kahveciye çayları ödeyip çıktı. Adı kahve olan ancak hiç kahvenin içilmediği yerden çıktı. Kahve sobadan ve kalabalıktan dolayı çok sıcaktı, dışarı çıktığında bir anda buz gibi bir soğuk hava yüzüne çarptı. Orta camiye doğru yürüdü şimdi ezan okunacaktı bu yüzden abdest aldı. Su buz gibiydi elbisesine sıçrayan su damlaları hemen buz taneciklerine dönüşüyordu. Camiye girdiğinde kocaman soba gürül gürül yanıyordu, hatta sobanın bir tarafı nar gibi olmuştu. Yanında ellerini ısıttıktan sonra bir köşeye oturdu. Namaz sonrası caminin kapısından çıkınca yedi yaşındaki oğlu kemal geldi
-baba annem hastalandı hemen gel dedi.
Ahmet telaşlandı ve hızlı adımlarla oğlunun elinden tutarak evinin yolunu tuttu. Ara sokaklar dardı ve şimdi daha dar geliyordu.
  • 11:48

    Narman'da Afrin Mitingi Düzenlendi

  • 09:40

    Narman'da 20 Bayan Girişimciye Süt Makinası Hediye Edildi.

  • 22:17

    Narman Peri Bacaları

  • 22:14

    Soğuk Süt Üretimi ve Toplama Organizasyonu

  • 22:07

    Ahırların Şehir Dışına Çıkarılması

  • 20:32

    Narman Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanını Seçti

  • 01:51

    Bayan çiftçilere hijyenik süt eğitimi verildi.

  • 12:21

    NarmanSpor Bayan Buz Hokeyi Takımımız Şampiyonluğa Oynuyor

  • 19:08

    Narman'da Hayvan Hastalıklarıyla İlgili Mücadele Başlatıldı

  • 17:03

    Narman'da İlkokul Kademesindeki Öğrencilere Sıra Minderi Dikildi