Gündem
Çatışma ve Toplumsal Uzlaşı
28.12.2017 22:02
Çatışma ve Toplumsal Uzlaşı
Uygarlık tarihinde yaşanan tüm çatışmaların kaynağı araştırıldığında görülecektir ki henüz toplumsal sözleşme gerçekleşmemiştir. Hobbes ve Rousseau tarafından ileri sürülen “toplumsal sözleşme” kavramı dar bir pencereden bakılarak görülen manzaradır. Bireyler arasında dayatmayla olsa bile bir sözleşme elbette gerçekleşmiştir ama sözleşmeye taraf olan bireyler henüz toplum kavramını özümsememiştir. Sözleşmeyi onaylamayan, benliğini toplumun üstünde gören insan sayısı oldukça fazladır.
Toplum kavramının tanımını yapmak konuyu iyi değerlendirmek açısından önemli olacaktır. “Aynı toprak parçası üzerinde bir arada yaşayan ve temel çıkarlarını sağlamak için iş birliği yapan insanların tümü, cemiyet” olarak tanımlayan Türk Dil Kurumu’na göre toplum olabilmek için bir iş birliği gerekmektedir. Aynı toprak parçası üzerinde ve bir arada yaşayan ülkemiz vatandaşlarını ele aldığımızda bir iş birliğinin olmadığını, dolayısıyla henüz toplum olamadığımızı görmek çok zor olmasa gerek. Her ne kadar toplum kelimesini günlük hayatta sık kullanıyor olsak da gerçek anlamda toplumsallaşamadığımızı kabul etmemiz gerekir. Bu tanıma rağmen kendimizi toplum olarak görmek istiyorsak ya tanımdan iş birliği kavramını çıkarmalıyız ya da gerçek manada iş birliğini pratiğe dökmeliyiz.
Konuyu, yapılan iyi niyetli bir davranışın başka bir kişi tarafından iyi niyetle bozulmasına örnek teşkil edecek bir hikâye ile ele almak istiyorum. “Su kaynaklarının olmadığı bir ormanda hayvanların susuzluklarını giderme amacıyla bir kişinin açtığı kuyuyu bir başkası hayvanlar içine düşüp boğulur endişesiyle içini taşla doldurup kullanılamaz hale getirir.” Bu hikâyede her iki kişinin davranışı da iyi niyetlidir. Hikâyenin bu kısmına kadar henüz bir problem yoktur, tamamen iyilik duygusu işlenmiştir ama hikâyenin devamında senaryoyu farklı şekillerde kurgulayabiliriz. Biri diğerini hayvanların su kaynağını neden kapattığını diğeri de hayvanların zarar görebileceği bir kuyuyu neden açtığını sorgulayacaktır. Aralarında kurulacak iletişim dili sorgulayıcı, suçlayıcı ve saldırgan yapıda olursa çatışma kaçınılmaz olacaktır. İkisi de kendilerini haklı bulup karşısındakini suçlu konuma oturtursa her ikisinin de başlangıçtaki iyi niyetli davranışları hüsrana uğrayacaktır. Bu durumda ne hayvanların su ve güven ihtiyaçlarını karşılayabilirler ne de insanlar arasında hoşgörü ve saygı kalır. Yapılması gereken nedir? Senaryoyu nasıl yazarsak kişiler çatışma yaşamadan hayvanların can güvenliklerini sağlayarak su ihtiyaçlarını nasıl karşılayabilirler? Hikâyemizde, kişiler birbirlerinin niyetlerini karşılıklı olarak mantık çerçevesinde okumuş olsalar kuyuyu açan kişi kuyuyu açmakla su ihtiyaçlarını giderirken bir taraftan da can güvenliklerini tehlikeye attığını fark edecektir ve kuyuyu kapatanı haklı bulacaktır. Kuyuyu kapatan kişi de hayvanların suya ihtiyaçları olduğunu fark ederek kuyunun ne kadar gerekli olduğunu anlayacaktır. Birbirlerini karşılıklı anladıkları zaman hayvanların güvenliklerini sağlayarak su ihtiyaçlarını gidermenin bir yolunu bulacaklardır. Böylece hoşgörü ve işbirliğini içinde her ikisi de amaçlarına ulaşmış olacaktır.
Toplumsal çatışmaları incelediğimizde her çatışmanın altında hikâyemizdeki olaya benzer iyi niyet ve anlaşmazlık çıkacaktır. Siyasi partilerin ilke ve hedeflerine baktığımız zaman hemen hemen hepsi toplumun kalkınmasını, huzur ve refahın sağlanmasını amaç edinmektedir. Her siyasi parti kendileri için şu cümleyi ilke edinir: “Ülkeyi biz kurtaracağız.” Tüm siyasi guruplar “biz” der dururlar. Toplulukların kullandığı “biz” kavramı ile bireylerin kullandığı “ben” kavramı siyasi arenada eş anlamlıdır. Nasıl ki benliğine yenilmiş bireyler her şeyi kendisinin yapabileceğini düşünerek diğer bireyleri küçümsüyorsa siyasi partiler de “her şeyi biz yapacağız” benliği ile diğer partileri küçümseyerek saldırgan davranmaktadırlar. Bunun en güzel örneklerini seçim öncesi parti propagandalarında görmekteyiz. En somut en canlı örneği verecek olursak seçimlerde parti değiştiren belediyelerin yaptıkları ilk işin eski belediyenin yaptığı park, bahçe ve kaldırımları yıkıp yeniden yapmaya çalışmasıdır. Çünkü yeni parti “ONLAR kötü yapıyorlar ama BİZ her şeyin en iyisini en güzelini yaparız” benliği içindedir. Yapılan değişikliklere baktığımızda ise değişen kaldırım ve yolların genişliği ile parklardaki oyuncakların yerleridir. Biri gelir kaldırımı daraltıp yolu genişletir, diğeri gelir kaldırımı genişletirken yolu daraltır. Neticede her ikisinin de yaptığı devleti kalkındırmak yerine bütçeyi daraltmaktan ibarettir.
Benzer bir örnek verecek olursak Filistin’de Hamas ile El Fetih arasındaki anlaşmazlığın İsrail için oluşturduğu fırsatlardır. Oysaki her iki grup da vatanlarını savunmayı amaçlamaktadır. Her ikisi de özgürlüklerinin kendi iradelerinde olduğunu savunup kendi aralarında tartışırken zavallı çocukların kan ve gözyaşları akmaya devam etmektedir. Oysaki biz değil hepimiz duygusunu taşısalar iki kat daha güçlü olup Filistin özgürlüğe bir adım daha yaklaşacaktır.
Verdiğimiz örneklerde görüldüğü gibi ülkemizde henüz bir iş birliği gerçekleşmemiştir. Birinin her doğru dediğine diğeri hep yanlış derse, birinin yaptığını diğeri bozarsa nasıl bir iş birliği yapacağız? Benlik duygumuzu bir kenara bırakmadan tüm bizleri bir araya toplayıp nasıl “hep birlikte” diyebiliriz? Henüz toplum olamadığımız halde toplumsal sözleşmeden bahsetmek oldukça anlamsızdır.
Ülke gündemini dikkatli bir şekilde takip ettiğimizde her siyasi parti bir diğerini zorbalık ve saldırganlıkla suçlayarak uzlaşı ve hoşgörüye davet ederken aslında kendisi de aynı yanlışı yapmaktadır. Karşılıklı sürtüşmeler devam ettiği sürece ne toplumsal uzlaşı yaşanır ne de ülke kalkınır.
Gruplar diğerlerinin yaptıklarındaki iyi niyeti anlamak istemedikleri sürece kendi iyi niyetlerini de onlara hiçbir zaman anlatamayacaklardır ve hiçbir zaman işbirliği ve uzlaşı yaşanmayacaktır.
  • 11:48

    Narman'da Afrin Mitingi Düzenlendi

  • 09:40

    Narman'da 20 Bayan Girişimciye Süt Makinası Hediye Edildi.

  • 22:17

    Narman Peri Bacaları

  • 22:14

    Soğuk Süt Üretimi ve Toplama Organizasyonu

  • 22:07

    Ahırların Şehir Dışına Çıkarılması

  • 20:32

    Narman Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanını Seçti

  • 01:51

    Bayan çiftçilere hijyenik süt eğitimi verildi.

  • 12:21

    NarmanSpor Bayan Buz Hokeyi Takımımız Şampiyonluğa Oynuyor

  • 19:08

    Narman'da Hayvan Hastalıklarıyla İlgili Mücadele Başlatıldı

  • 17:03

    Narman'da İlkokul Kademesindeki Öğrencilere Sıra Minderi Dikildi